Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | Sohbet Mekanları | İletişim
Anasayfa
3,924

Evet, insan evvelâ nefsini sever. Sonra akaribini, sonra milletini, sonra zîhayat mahlûkları, sonra kâinatı, dünyayı sever. Bu dairelerin herbirisine karşı alâkadardır; onların lezzetleriyle mütelezziz ve elemleriyle müteellim olabilir. Halbuki, şu hercümerç âlemde ve rüzgâr deveranında hiçbir şey kararında kalmadığından, biçare kalb-i insan her vakit yaralanıyor. Elleri yapıştığı şeylerle, o şeyler gidip ellerini paralıyor, belki koparıyor. Daima ıztırap içinde kalır. Yahut gafletle sarhoş olur. Madem öyledir, ey nefis, aklın varsa bütün o muhabbetleri topla, hakikî sahibine ver, şu belâlardan kurtul...

Okunan Yer: Yirmi Dördüncü Söz | Beşinci Dal
Açıklayan: Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yorumlar ve Yorum ekle

Henüz bu içeriğe yorum gelmemiş.

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Popüler içerik

X