Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | Sohbet Mekanları | İletişim
Anasayfa
582
İKİNCİ İŞARET
وَثَانِيًا: مَعَ اِنْتَاجِ الْحَقَاۤئِقِ الْغَيْبِيَّةِ وَالنُّسُوجِ اللَّوْحِيَّةِ
 
Bu fıkra işaret eder ki: Herbir şey, cüz’î olsun, küllî olsun, vücuttan gittikten sonra hususan zîhayat olsa çok hakaik-i gaybiye netice vermekle beraber, âlem-i misalin defterlerinde olan levh-i misâlî üstünde etvâr-ı hayatı adedince suretleri bırakıp, o suretlerden mânidar olan ve mukadderât-ı hayatiye denilen sergüzeşt-i hayatiyeleri yazılır ve ruhaniyata bir mütalâagâh olur...
 
ÜÇÜNCÜ İŞARET
وَثَالِثًا: مَعَ نَشْرِ الثَّمَرَاتِ اْلاُخْرَوِيَّةِ وَالْمَنَاظِرِ السَّرْمَدِيَّةِ
 
fıkrası ifade ediyor ki: Dünya bir destgâh ve bir mezraadır; âhiret pazarına münasip olan mahsulâtı yetiştirir. Çok Sözlerde ispat etmişiz: Nasıl ki cin ve insin amelleri âhiret pazarına gönderiliyor. Öyle de, dünyanın sair mevcudatı dahi, âhiret hesabına çok vazifeler görüyorlar ve çok mahsulât yetiştiriyorlar. Belki küre-i arz onlar için geziyor. Belki denilebilir ki, onun içindir. Bu sefine-i Rabbâniye, yirmi dört bin senelik bir mesafeyi bir senede geçip meydan-ı haşrin etrafında dönüyor..
 
Okunan Yer: 24.Mektup, 2.Makam
Açıklayan: Dr. Ahmet Çolak

Yorumlar ve Yorum ekle

Henüz bu içeriğe yorum gelmemiş.

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Popüler içerik