Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | Sohbet Mekanları | İletişim
Anasayfa
488

"Bazı ehl-i Cennete dünya kadar bir yer veriliyor; yüz binler kasır, yüz binler huri ihsan ediliyor." bu ifade hadis midir, kaynağı nedir? Hakikaten herkesin böyle bir saltanatı ve mülkü olacak mı, yoksa çokluktan kinaye midir?

"Eğer insan yalnız câmid bir vücut olsaydı veyahut yalnız mideden ibaret nebatî bir mahlûk olsaydı veyahut yalnız mukayyet, ağır ve muvakkat ve basit bir zât-ı cismaniye ve bir cism-i hayvanîden ibaret olsaydı,.." buradaki hayat tabakalarını izah eder misiniz?

"Fakat insan öyle câmi' bir mu'cize-i kudrettir ki, hattâ şu dünya-yı fânide, şu kısa bir ömürde, şu inkişaf etmemiş bazı letâifinin ihtiyacı cihetiyle, bütün dünyanın saltanatı, serveti ve lezâizi verilse, belki hırsı tok olmayacaktır." izah eder misiniz? Ahiret bu inkişafa müstaid bir mekân olarak mı hazırlanacak, haşrin amaç ve gayesi bu olabilir mi?

"Halbuki, ebedî bir dâr-ı saadette, nihayetsiz istidada mâlik, nihayetsiz ihtiyaçlar lisanıyla, nihayetsiz arzular eliyle, nihayetsiz bir rahmetin kapısını çalan bir insan,.." insanın asıl vatanının cennet olup, oranın istidadına göre yaratılıp, muvakkat dünyaya tahammül edememesi; bu hakikatin bir şekilde zuhuru mudur?

Ehl-i cennete hadislerin tabiri ile ihsan edilecek saltanat, makam ve servetin çokluğu ve bunların kullanımı ile ilgili üstadımızın vermiş olduğu bahçe ve barla örneği ile cennetin mekânlarını ve alanlarını mukayese ederek ehl-i cennetin orayı kullanımı ile ilgili bazı hakikatler ve izahlar istirham ediyoruz?

Program Adı: Sorularla Sözler
Açıklayan: Dr. Ahmet Çolak

Yorumlar ve Yorum ekle

Henüz bu içeriğe yorum gelmemiş.

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
Eklenme Tarihi: 01-Kasım-2018
Yirmi Sekizinci Söz
 

Popüler içerik